0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
0
0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
0
0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
0
%

İmamoğlu'ndan öte:

Gençler neden protestoların ön safında?

Ahmetcan Uzlaşık

19 Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde geniş çaplı protestolar başladı. Türkiye’nin dört bir yanından eylem ve mitinglere milyonlarca insan katılım gösterirken en ön safhalarda öğrencilerin yer aldığı görülüyor. Toplum Çalışmaları Enstitüsünün 28 Mart 2025 yılında yayınladığı rapor protestolara katılanlar hakkında geniş bilgiler ortaya koydu. Raporun yazarı Yağmur Uzunırmak, Scrolli’nin sorularını yanıtladı.

Gençler en ön safta

Toplum Çalışmaları Enstitüsünün Ankara’daki eylemlere katılan 208 kişiyle yüz yüze yaptığı görüşmeler, katılımcıların Türkiye'nin genel nüfusuna oranla çok daha genç ve yüksek eğitimli olduğunu ortaya koydu. Rapor protestocuların %61,1'i öğrenci olarak kaydetti. Öğrencileri yüzde 19.7 ile özel sektörde çalışan işçiler izledi.

Protestolara katılanların yüzde 70.2’si ise 18-24 yaş aralığında gözlemlendi.

Yine katılımcıların cinsiyet oranına bakıldığında erkeklerin yüzde 64.4 ile ağırlıkta olduğu kadınların tüm katılımcıların 36.6’sına tekabül ettiği gözlemlendi.

Eylemcilerin yüzde 54,3’ü adalet istiyor

Türkiye’nin çözülmesi gereken en önemli sorununu protestoculara sorulduğunda, %54,3’ü adalet seçeneğini işaretledi. Ekonomi ise 13,9 ile ikinci en önemli sorun olarak görüldü.

Rapora göre protestocuları katılmaya motive eden faktörler arasında en öncelikli neden %60,6 ile "gelecek kaygısı" iken, bunu %52,9 ile "hükümetin anti-demokratik uygulamaları" izliyor. Ayrıca %11,1, İmamoğlu'nun şahsında muhalefete yönelik tutumun protesto sebeplerinden biri olduğunu belirtti.

Bu sorunlar “sizce çözülecek mi” sorusuna ise katılımcılar yüzde 34.10 ile muhalif siyasi figürlerin tutumuna bağlı cevabını verdi.

Protestoculara yöneltilen "Türkiye gelecekte daha iyi bir ülke olacak mı?" sorusuna %58,9'u "halk olarak bizim tutumumuza bağlı" cevabını verdi.

Eylemlerle ilgili yine en çok merak edilen noktalardan biri de beyin göçü faktörü. Türkiye’de son yıllarda beyi göçü oranlarında artış söz konuydu. Katılımcıların ise yalnızca yüzde 37’si “imkanı olursa yurt dışına yerleşeceğini” aktardı.

"Bu ülkede kendileri için iyi bir gelecek olmadığına dair inanç oldukça yüksek"

Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nden Araştırmacı Yağmur Uzunırmak, protestolara katılan kitlenin ağırlıkla genç ve yüksek eğitimli olmasını iki temel nedene bağlıyor.

Uzunırmak, “Bunlardan ilki, Türkiye’de ilk defa genç kuşağın kendinden önceki nesillere kıyasla ekonomik hayata çok daha geride başlamasıdır. Buna ek olarak, mevcut siyasi yönetimin bu şekilde devam etmesi halinde bu ülkede kendileri için iyi bir gelecek olmadığına dair inanç da oldukça yüksek seviyededir. Bu nedenle, mevcut duruma ilişkin ekonomik tatminsizlik ve yakın geleceğe dair umutsuzluk, gençleri daha tepkisel kılıyor olabilir. İkinci ve bence daha önemli unsur ise, gençlerin toplumumuzda demokrasi kavramına ve ülke yönetimine ilişkin geleneksel kanılardan ayrıştığına dair ön bulguların bulunmasıdır. Ülkemizde halkın demokrasi anlayışına ve politik sistemin işleyişine ilişkin yapılan çalışmalara baktığımızda, Türkiye’de insanların önemli bir bölümünün demokrasiyi yalnızca oy verme eylemi olarak gördüğü ortaya çıkmaktadır. Oysa biliyoruz ki, yasalar çerçevesinde yapılan eylemler, gösteriler ve fikir beyanları demokrasinin sağlıklı işleyişi açısından son derece önemlidir”, ifadelerini kullandı.

Ayrıca gençlerin, toplumun genelinden farklı olarak, ülkedeki sorunların çözülebileceğine inandığını da ekliyor. Uzunırmak, “Türkiye yakın gelecekte daha iyi bir ülke olur mu?” sorusuna gençlerin çoğunlukla “Halkın tutumuna bağlı” şeklinde cevap verdiğine dikkat çekti. Uzunırmak,  “Türk toplumunun genelinden ayrışan bu bakış açısı, gençlerin diğer yaş gruplarına kıyasla eylemlerde daha fazla görünmesinin sebebi olabilir”, şeklinde konuştu.

"Eylemlerde ekonomi odaklı sloganların atılıyor olması son derece doğal"

Uzunırmak, eylemlerde birçok ekonomi ile ilgili slogan atılmasını da gençlerin mevcut ekonomik koşullardan memnun olmamalarına ve yakın geleceğe dair umutlarının zayıf olmasına bağlıyor. Araştırmacı, “protestocular arasında ekonomik tatmin seviyesi ve yakın gelecekte ülke yönetiminden beklenti son derece düşük seviyede”, ifadelerini kullandı ve bu nedenle, ekonomi odaklı sloganların protestolarda sıkça duyulmasının doğal olduğunu belirtti.

"Gençlerin ülkeden tamamen umudu kesmemeleri ekonomik tatminsizlikle ilişkili olabilir"

Raporda dikkat çeken bir diğer konu ise yüksek gelecek kaygısına rağmen gençlerin yurt dışına taşınmak istememesi ya da ülkeden tamamen umudu kesmemesi. Bu duruma ilişkin yorum yapan Uzunırmak, ilk bakışta bir zıtlık gibi görünse de bu alanın daha derinlemesine incelenmesi gerektiğini belirtti. Uzunırmak, “İlk bakışta burada bir çelişki varmış gibi görünse de, bu konunun odak grup çalışmaları gibi nitel yöntemlerle daha derinlemesine incelenmesi gerekmektedir. Batı’da yapılan araştırmalar, sosyo-ekonomik statüsünde görece bir gerileme yaşayan bireylerin, yükselen aşırı sağın temel oy kaynağını oluşturduğunu göstermektedir. Benzer şekilde, Türkiye’de gençlerin yaşadığı ekonomik tatminsizlik ve gelecek kaygısının, onların siyasal ve sosyal tutumları üzerinde ne tür etkiler yarattığı araştırılmalıdır. Belki de gençlerin ülkeden tamamen umudu kesmemeleri ya da yurt dışına yerleşme eğilimlerinin beklenenden düşük çıkması, doğrudan bu ekonomik tatminsizlik seviyesinden kaynaklanıyor olabilir. Bu durum, ekonomik koşulların bireylerin davranışsal eğilimlerini nasıl şekillendirdiğine dair daha detaylı bir analiz yapılmasını gerekli kılmaktadır”, ifadeleriyle sözlerini noktaladı.